Trafik Kazalarında Güvence Hesabı


Kapsamında bulunan zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin bedeni olarak zarar görenlerin bedensel zararlarını tazmin eden teminat fonuna Güvence Hesabı denir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun (“Kanun”) 14. maddesi ve bu madde uyarınca 26.07.2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvence Hesabı Yönetmeliği ile düzenlenmekte olan Güvence Hesabı, Kanun ile belirlenen zorunlu sigortalara ilişkin olarak belirli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulmuştur.


Kanun uyarınca, güvence hesabını kapsamı altına aldığı sigortalar: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile mülga 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalardır. Buna göre, Güvence Hesabı teminatı altında kalan sigorta türleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası,

  • Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk (Taşıma) Sigortası,

  • Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza (Zorunlu Koltuk) Sigortası,

  • Yeşil Kart Sigortasına ilişkin Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu ödemeleri,

  • Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası,

  • Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası,

  • Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahiplerinin ve yarış̧ organizatörlerinin yaptıracağı sigortalar.

Güvence Hesabı Yönetmeliği uyarınca ise aşağıdaki durumlarda güvence hesabına başvuru mümkündür.

  • Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,

  • Rizikonun meydana geldiği tarihlerde geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların sebep olduğu bedensel zararlar için,

  • Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için,

  • Sigorta şirketinin malî bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,

  • Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,

  • Yeşil Kart Sigortası (Green Card) uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, güvence hesabına başvurulabilir.

Uygulamada özellikle zorunlu trafik sigortasını yaptırmayan motorlu araçların karıştıkları trafik kazalarında yaşanan mağduriyetlere dikkat çekmektedir. Böyle bir durumun yaşanması halinde bedensel ve maddi zarara uğrayanların bu zararı kusurlu aracın sahibinden veya sürücüsünden başka birinden talep edebilme imkanları yoktur. Halbuki ilgili aracın zorunlu trafik sigortası yapılmış olsaydı sigorta şirketi doğrudan rizikoyu üstlenebilecekti.


Güvence Hesabı’nın yapacağı ödeme, motorlu araç işletenin ve sorumluluk taşıyan diğer kişilerin, zarar görene karşı sorumluklarını ortadan kaldırmamaktadır. Zira, trafik kazası neticesinde doğacak zararlardan, Güvence Hesabı ile işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kişiler müştereken ve müteselsil sorumluluk taşımaktadır.


Güvence Hesabı’nın hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerle ilgili olarak haiz olduğu rücu hakkı ise Kanun’un 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 16. ve 17. maddesi ile düzenlenmektedir. Buna göre, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle Güvence Hesabı’nın; zorunlu sigorta yaptırmayan kişiye, sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, sigorta şirketinin ruhsat iptali veya iflası gibi durumlarda yükümlü sigorta şirketine, Yeşil Kart Sigortası kapsamında Türkiye sınırları içinde meydana gelen zararlardan dolayı Motorlu Taşıt Bürosu’na rücu hakkı doğmaktadır.


Güvence Hesabı’na karşı yöneltilecek tazminat taleplerinin zaman aşımı sürelerine ilişkin Sigortacılık Kanunu’nda ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nde herhangi bir özel düzenlemeye yer verilmemektedir. Bu doğrultuda, genel zamanaşımı kuralları uygulanacak olup Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl içinde ve her halde kaza tarihinden sonraki 10 yıl içinde davanın açılması gerekmektedir. Aynı madde uyarınca, Güvence Hesabı’nın diğer sorumluları aleyhine açacağı rücu davaları ise 2 yıllık zamanaşımına tabidir.


Güvence Hesabı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda belirtilen ve bir alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizması olan Sigorta Tahkim Komisyonu’nun üyesidir. Böylelikle, Güvence hesabına yapılan başvurunun tamamının veya bir kısmının reddedilmesi halinde ilgili başvuru sahipleri haklarını Sigorta Tahkim Komisyonu’na giderek arayabilirler. Güvence Hesabı’na karşı devlet mahkemelerinde de dava açmak elbette mümkündür.


Özet itibariyle, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş ve kendine özgü kamusal nitelikte ayrı bir tüzel kişiliğine sahip olan bir teminat fonu olan Güvence Hesabı, kapsamındaki zorunlu sigortaların teminatlarına ilişkin olarak belirtilen durumlarda geçerli teminat miktarları çerçevesinde tazminat ödemeleri yapmaktadır. Kaza ve zarara yol açan aracın tespit edilememesi veya zorunlu sigortası yaptırılmaksızın trafiğe çıkarılması yahut aracın zorunlu sigortasını yapan sigorta şirketinin iflası gibi durumlarda, zarar görenin sigorta teminatından yoksun kalmasının önlenebilmesi yönünden Güvence Hesabı kilit bir rol oynamakta ve zarar gören açısından oluşabilecek mağduriyetin önüne geçmektedir.


KAYNAKÇA

https://www.guvencehesabi.org.tr/

http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2013-108-1315

YAZAR

Av. Mehmet Tuğberk Dekak

Stj. Av. Elif Simay Beşe